"Bilgi güçtür" Francis Bacon

Aile Şirketlerinde Kurumsal Yönetim Nasıl Başarılır?

Aile şirketleri serbest ekonomilerde hem gayri safi milli hasıla, hem istihdam hem de sosyal anlamda çok önemli roller üstlenirler. Bu durum Türkiye ekonomisi için farklı değildir. Yapılan deneysel çalışmaların bazılarını aile şirketlerinin dünya ekonomisine yaptığı katkıyı netleştirme açısından sizlerle paylaşmak istiyorum.

Aile Şirketlerinin Önemi: 
Aile şirketleri serbest ekonomilerde hem gayri safi milli hasıla, hem istihdam hem de sosyal anlamda çok önemli roller üstlenirler. Bu durum Türkiye ekonomisi için farklı değildir. Yapılan deneysel  çalışmaların bazılarını aile şirketlerinin dünya ekonomisine yaptığı katkıyı  netleştirme  açısından sizlerle paylaşmak istiyorum. 

  • Aile şirketleri gayri safi milli hasılanın Amerika’da %49, diğer pek çok ülkede en az %75’ ini yaratmaktadır.
  • Dünya çapında  çalışan nüfusun en az %75’ini istihdam etmektedirler.
  • Fortune 500 firmalarının %37’si, Amerika’da borsaya kayıtlı şirketlerin %60’ı aile kontrolü altındadır.
  • Türkiye’deki tüm işletmelerin yaklaşık %95’i  aile işletmesidir.
  • Amerika’daki aile şirketleri diğer şirketlere göre yıllık %6,65, Avrupa’daki aile şirketleri ise diğer şirketlere göre %8-16 arasında daha iyi performans göstermektedir.
  • Aile şirketleri, risk sermayesi şirketlerinden daha fazla yeni yatırımlara finansman sağlamaktadır .

Aile Şirketlerinin Üstünlükleri:
Aile şirketlerinin yapısında  rekabet avantajı yaratan bir çok özelliği mevcuttur. Bu özellikler doğru kullanıldığı takdirde aile şirketleri uzun ömürlü olabilmektedir. Zira her olumlu özelliğin olumsuz yan etkileri de mevcuttur. Başarının yolu olumlu özellikleri  benimserken olumsuz etkileri ortadan kaldıracak iyi yönetim mekanizmalarını işler hala getirmekten geçmektedir. Aile şirketlerinin geninde olan bazı avantajları şunlardır: 

  • Şirket sahibi ile yönetici sorumluluğu  aynı kişide olması (özellikle küçük şirketlerde) ürünü pazara sunma hızını artırmaktadır.
  • Ortaklık yapısındaki yoğunlaşma yani şirket hisselerin bir veya birkaç kişinin elinde toplanması şirketin  verimliliğini artırırken, yeniliğe ve insana yatırımda daha uzun vadeli bakış açısını benimsemeye neden olmaktadır.
  • Müşteri odaklı olmaları ve niş piyasalara hizmet vermeleri yaptığı yatırımların getirisini artırmaktadır.
  • Aile ismini ve itibarını koruma isteği daha kaliteli ürün/servise dönüşürken yatırımın getirisine olumlu katkı yapmaktadır.
  • Sebatkar sermayeyi destekleyen aile yönetimi ve aile ortaklığı etkileşimi, aile birliği, nesilden nesle bilgi birikimi aktarımına ve değişen piyasa koşullarına hızlı uyuma yol açmaktadır.
  • Daha çabuk karar vererek diğer şirketlerin kaçırdığı fırsatlardan yararlanabilmektedir. Birbirine bağlı aileler iş hayatında hızlı hareket etmektedirler  ve çabuk karar verebilmektedirler. 

Aile Şirketlerinin  Geliştirmesi Gereken  Yönleri:
Yeni aile şirketi girişimlerinin %85’i ilk beş yılda yok olmaktadır. Yaşayan aile şirketlerinin  %30’u başarılı bir şekilde kurucu ailenin ikinci neslinin yönetimine kalmaktadır. Türkiye’de de durumun farklı olmadığı düşünülmektedir. Bu yüksek başarısızlık oranı bir çok toplumun iş fırsatlarının ve zenginleşmesinin israf edilmesi anlamına gelmektedir. Aile şirketlerinin başarısızlığının belli başlı nedenleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir. 

  • Aile şirketleri mülkiyet, yönetim ve aile kökenli rol çatışmaları yaşayabilir. Ailenin, şirketin ve  yönetimin amaçları ve prensipleri birbirlerinden farklı olabilir. Bu çatışma işletmenin performansını düşürür ve  yukarda sayılan avantajları azaltır. Bir aile üyesi hem girişimci, hem işleri yöneten yönetici, hem mal sahibi hem de aile üyesi rollerini üstlenebilir. Aile işletmesinde bu rollerin sınırlarının iyi tanımlanması çatışmayı en aza indirmek için son derece önemlidir. Şirket yönetiminde mantıklı karar vermek esasken, aile işletmeleri sahiplerinin birden fazla şapkası olduğundan zaman zaman duyguları ile hareket ettikleri görülebilmektedir. Birbiri ile yakından ilişkili mülkiyet , yönetim ve aile sistemlerinin birbirinden farklı amaçlarını  genel sistemin amacına başarılı bir şekilde ulaşmasını sağlayacak şekilde optimize etmek başarının formülünü oluşturmaktadır. 

  • Yeni kuşağın yetiştirilmesi ve yeni kuşağa yönetimin devri aile şirketlerinin hayatında stratejik bir role sahiptir. Bir şirketin başarısız olmasında yüzlerce sebep bulunabilir ancak aile şirketlerinin başarısızlığında en sık görülen sebep yeni neslin bir plan dahilinde yetiştirilmemesi ve yönetimin zamanında yeni kuşağa devredilmemesidir. 

  • Aile şirketleri başarısız ve işini yapmaya ehil olmayan aileden olan yöneticileri ve çalışanları şirketten uzaklaştırabilmeli ve katma değer yaratan, yetenekli olan aile dışından profesyonel yöneticilerin istihdamını sağlayabilmelidir. Bu şekilde şirketler hem sağlıklı olurla hem de aile kontrolünde yönetilirler. İlave olarak, profesyonel yöneticilerin şirketten ayrılmasını engelleyecek teşvik edici yöntemler uygulamaya konulması kurumsallaşma açısından önemli rol oynamaktadır. 

  • Günümüzde rekabet ortamı hızla değişmektedir. Bu değişime hızla ayak uyduran ve bir stratejisi olan  işletmeler başarılı olacak ve ayakta kalabilecektir. Türkiye’de yapılan bir araştırmada aile işletmelerinin yarısından az fazlasının yazılı vizyonu ve stratejisi olduğu belirtilmektedir. Değişen rekabet koşullarına ayak uydurmak hem aile işletmeleri hem de diğer işletmeler için aynı düzeyde önemlidir. Ancak, aile şirketlerinin bir stratejik plan yapması ve başarılı bir şekilde uygulaması daha zordur. Zira aile ve işletmenin hedef ve amaçları zaman zaman birbirinden farklı olabilmektedir. Ancak,  farklılıkların giderilmesi durumunda başarılı ve uygulanabilir bir stratejik plandan söz edilebilir. 

  • Şirket stratejisi ile uyumlu, esnek ve güçlü kültürü olan şirketlerin uzun vadede yüksek performans gösterdiği doğrudur. Eğer değişimin gerekli olduğu zamanda kültür esnek olamıyorsa, güçlü kültür şirketin aleyhine çalışıp yok olmasına sebep olabilmektedir. Aile şirketlerinde kurucuların aile ve işletme üzerindeki gölgesinin ağırlığı dikkate alındığında değişim süreci çok sancılı ve problemli olması kaçınılmazdır. Her neslin bir liderlik görevi vardır. Kurucular şirketi yoktan var ederken, ikinci ve sonraki nesiller ise piyasanın doyuma ulaştığı dönemde  değişimi yönetip, işletmeyi büyüterek olası bir aile çatışmasını önleme görevini üstlenirler. 

Gelecek haftalarda aile şirketlerinin gelişmesi gereken yönlerini teker teker ele alıp, çözüm yollarını yazacağız.

Hüseyin Öcal